Sonuç Bildirgesi
+0,5 AKDENİZ’İN GELECEĞİ
İKLİM DEĞİŞİKLİĞİ ÇALIŞTAYI SONUÇ BİLDİRGESİ

13 Kasım 2021, Antalya - Muratpaşa

Dünya gündeminin en ön sıralarında yer alan iklim krizine dikkat çekmek amacıyla Muratpaşa Belediyesi ev sahipliğinde düzenlenen “+0,5oC Akdeniz’in Geleceği: İklim Değişikliği Çalıştayı” 12-13 Kasım 2021 tarihlerinde Antalya’da gerçekleştirilmiştir.
 
Deniz dibi temizliği ile başlayan etkinlik, 13 Kasım’da Türkan Şoray Kültür Merkezi’nde çalıştay oturumlarıyla devam etmiştir. Konularında uzman kişilerin katılımıyla; iklim değişikliği ana başlığı altında; sürdürülebilirlik, deniz kirliliği, su ve atık yönetimi ile konunun hukuki ve ekonomik boyutları özelinde iki oturumda toplam 8 bildiri sunulmuştur.  

Etkinlik kapsamında, 50 profesyonel dalgıcın katılımıyla Kaleiçi Yat Limanı’nda deniz dibi temizliği ve atık envanter çalışması yapılmış; fotoğraf ve video çekimleri gerçekleştirilmiş; canlı heykel performansları ile deniz kirliliği, su kaynaklarımızın kaybolması ve iklim krizine dikkat çekilmiş, su altı fotoğrafçılığının ustalarından Ateş Evirgen’in fotoğraf sergisi izleyici ile buluşmuştur.

 
İklim Değişikliği Çalıştayı’nın 12 maddeden oluşan sonuç bildirgesi şu şekildedir.
 
İklim değişikliğinin olumsuz tüm etkilerinin azaltılması için yapılacak ilk iş, karbon salınımını düşürmektir. Bu amaçla;
  1. Çevre sorunlarının artık geleneksel yöntemlerle değil, yenilikçi projelerle çözülmesi şarttır. Çevreye uyumlu üretim yöntemlerinin yaygınlaştırılması, çevre teknolojilerinin kullanılması ve bu konularda yatırım yapılması zorunludur.
     
  2. İklim değişikliğine uyum sürecinin tek taraflı yürütülmesi mümkün değildir. Bu nedenle, süreçte kimse geride bırakılmamalıdır. Söz hakkı almaktan ve vermekten çekinilmemelidir. Sağlıklı bir çevrenin temel yaşam hakkı olduğu asla unutulmamalıdır.
     
  3. Sularımızın hızla kirlenmesi sonucu, temiz içme suyu ve tarımsal sulama suları gittikçe azalmaktadır. Şehir su şebeke sisteminde, su kayıp ve kaçak oranları azaltılmalı, kaçak sondaj uygulamaları bitirilmelidir.
     
  4. Akdeniz havzası, plastik kirliliğinde birinci sıradadır. Soframızdaki gıdalar da ciddi miktarda mikroplastik içermektedir. Akdeniz’e kıyısı olan kentlerde kirliliğin mevcut durumuyla ilgili çalışmalar artırılmalıdır. Uluslararası anlaşma ve sözleşmelere yerel yönetimlerin taraf olması sağlanmalıdır.
     
  5. Deniz ve plajların korunması için tüm yılı kapsayacak şekilde analiz ve ölçümler yapılmalıdır. Kirletici baskılar bertaraf edilmeli, yerel yönetimlerle eşgüdümlü temizlik ve izleme projeleri üretilmelidir. Turizm sektöründe iklim değişikliğine uyum stratejileri, gerçekçi planlamalarla bir an önce hayata geçirilmelidir.
     
  6. Evsel ve endüstriyel atık suların sadece ön arıtmadan geçirilerek denize deşarjından derhal vazgeçilmelidir. Kimyasal ve biyolojik ileri arıtma teknolojileri kullanılarak arıtılan atık sular, sanayide, zirai ve kentsel yeşil alan sulamasında tekrar kullanılmalıdır.
     
  7. Zirai üretimde bilinçsiz ilaç ve gübre kullanımına son verilmelidir. Vahşi sulama tamamen terk edilmelidir. Az su tüketen bitki türlerinin kent peyzajında kullanımı yaygınlaştırılmalıdır. Yanlış tarım politikaları ve desteklerinden vazgeçilmelidir.
     
  8. Çevre adına yapıldığı söylenen ancak ekolojiyi olumsuz etkileyen mevzuat ve uygulamalardan hızla vazgeçilmelidir. Sit alanları ve statüleri korunmalı, sulak araziler kentleşmeye açılmamalı, kentlerde doğaya uyumlu projeler geliştirilmelidir.
     
  9. Türkiye, Avrupa Birliği için önemli bir ticari partnerdir. Sanayimizin ihracat pazarında sürekliliği için iklim değişikliği sürecine uyum sağlanmalıdır. Hammaddeden ambalaj seçimine, üretim aşamalarından enerji kullanımı ve lojistiğe kadar düşük karbonlu ekonomiyi öne çıkaran kararlar alınmak zorundadır.
     
  10. Çevreci yeşil dönüşüm ciddi yatırım maliyetlerini de beraberinde getirmektedir. Üreticilerimizin bu amaçla oluşturulan ulusal ve uluslararası fonlardan yararlanması şarttır.
     
  11. Tüm eğitim-öğretim kademelerinde pratik, uygulanabilir ve ilham veren deneyimleri öğrencilerin içselleştirmeleri sağlanmalıdır.  Özellikle iklim değişikliğine uyum sürecinde görev alacak mezunların donanımlı olması için ders notları ve müfredatları tekrar gözden geçirilmelidir. Uyum sürecinde farklı meslek dallarının eşgüdümlü olarak çalışması büyük önem taşımaktadır. Eğitim altyapısı nedeniyle çevre mühendisliği mezunları ekiplere mutlaka dahil edilmeli; konusunda uzman ve deneyimli çevre mühendisleri ise süreci bizzat yönetmelidir.
     
  12. Unutulmamalı ki susuz bir hayat mümkün değildir. Problemin kaynağı ve çözümü bizleriz. Muratpaşa Belediyesi olarak, +0,5 Akdeniz’in Geleceği için gerçekleştirdiğimiz ‘İklim Değişikliği Çalıştayı’ sonuç bildirgesi doğrultusunda; tüm kurum, kuruluş ve sektörleri, zaman kaybetmeden iklim değişikliği eylem planı oluşturmaya ve uygulamaya davet ediyoruz.